En iyi Boşanma Avukatı © 2025 Tüm hakları saklıdır.

  1. Anasayfa
  2. Boşanma
  3. SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI BOŞANMA DAVALARINDA “DELİL” OLARAK MASADA

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI BOŞANMA DAVALARINDA “DELİL” OLARAK MASADA

admin admin -

- 5 dk okuma süresi
30 0

İSTANBUL – “Bir ‘like’ nelere mal olabilir?” sorusu, artık sadece sosyal bir merak unsuru değil, aynı zamanda boşanma davalarının seyrini değiştiren kritik bir hukuki soru haline geldi. Akıllı telefonların bir uzvumuz haline geldiği, hayatımızın her anını dijital vitrinlerde sergilediğimiz bu çağda, masum görünen bir fotoğraf, bir konum bildirimi veya bir yorum, mahkeme salonlarında tarafların karşısına “Delil No:1” olarak çıkabiliyor. Boşanma davalarındaki bu yeni ve keskin dinamiği, alanın tecrübeli isimlerinden Boşanma Avukatı Aydın Aydar ile konuştuk.

Aydın Aydar, konuya girerken durumun ciddiyetini net bir dille ortaya koyuyor: “Artık müvekkillerimizle yaptığımız ilk görüşmelerde, hukuki stratejiden önce ‘sosyal medya detoksu’ konuşuyoruz. Çünkü insanlar, paylaştıkları her ‘mutlu an’ fotoğrafının veya ‘bekarlığa dönüş’ partisindeki bir etiketlemenin, aylar sonra bir duruşma zaptına nasıl girebileceğini tahmin edemiyor.”

Peki sosyal medya, boşanma davalarını hangi noktalarda etkiliyor? Aydın Aydar, bu durumu üç ana başlıkta özetliyor.

1. Sadakat Yükümlülüğünün İhlali ve Zina İddiaları:

“En bariz etki burada görülüyor,” diyor Aydar. “Evlilik birliği resmi olarak sona ermeden yeni bir ilişkiye başladığını ima eden fotoğraflar, ‘sadece arkadaşız’ denilen kişilerle samimi yorumlaşmalar veya gece yarısı atılan bir konum bildirimi, zina veya en azından sadakatsiz davranış iddialarını ispatlamak için en sık başvurduğumuz deliller arasına girdi. Eskiden haftalar süren dedektiflik çalışmalarıyla elde edilebilecek kanıtlar, artık davalının kendi eliyle sosyal medya hesabında servis ediliyor.”

2. Mali Durumun Tespiti ve Nafaka Talepleri:

İkinci kritik nokta ise mal paylaşımı ve nafaka süreçleri. Avukat Aydın Aydar, bu konuda tarafları özellikle uyarıyor: “Mahkemeye ‘gelirim yok, zor durumdayım’ diyen bir eşin, aynı hafta lüks bir tatil köyünden veya pahalı bir restorandan art arda fotoğraflar paylaşması, tüm iddiasını kendi elleriyle çürütmesi demektir. Paylaşılan bir araba, bir saat veya bir tekne fotoğrafı, mal kaçırma iddialarını güçlendirebilir veya talep edilen yoksulluk nafakasının haksız olduğunu gözler önüne serebilir. Biz avukatlar için sosyal medya profilleri, artık bir nevi kamuya açık mal varlığı beyannamesi gibi oldu.”

3. Çocuğun Velayeti ve Ebeveyn Sorumluluğu:

Belki de en hassas konu velayet davaları. Aydın Aydar, hakimin kararlarını etkileyen ince detaylara dikkat çekiyor. “Hakim, çocuğun velayetini kime vereceğine karar verirken ebeveynlerin yaşam tarzını, sosyal hayatını ve sorumluluk bilincini de gözetir,” diye açıklıyor. “Sürekli partilerde, sorumsuz ve dengesiz bir hayat sürdüğünü kendi sosyal medyasından ilan eden bir ebeveyn, çocuğun menfaati için iyi bir rol model olmadığı yönünde bir izlenim yaratır. Çocuğun yanında sigara içilen veya ihmal edildiğini düşündüren bir kare fotoğraf, karşı taraf için davayı lehe çevirecek bir koz haline gelebilir.”

Avukat Aydın Aydar, sözlerini önemli bir tavsiye ile bitiriyor: “Boşanma süreci, sadece hukuki değil, aynı zamanda stratejik bir sessizlik ve sağduyu dönemidir. Bu süreçte atacağınız her dijital adımın, gelecekteki hayatınızı şekillendirecek hukuki bir sonuç doğurabileceğini asla unutmayın. Mahkeme salonunda ‘ama o sadece bir fotoğraftı’ savunması, ne yazık ki çoğu zaman sizi kurtarmaya yetmez.”

Görünen o ki, dijital çağda boşanmak, sadece duygusal ve hukuki bir ayrılık değil, aynı zamanda dikkatli bir dijital ayak izi yönetimi gerektiriyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir